Saklambaç Ustası Bukalemun Roko’nun Masalı

Yeşil, sarı, kahverengi… Bukalemun Roko renk değiştirmeyi çok severdi. Ama en sevdiği şey neydi biliyor musun? Saklambaç oynamak!

Ormanın en iyi saklananı oydu. Çünkü Roko istediği renge bürünebiliyor, yaprak gibi görünerek bir ağacın dalına saklanabiliyordu. Öyle iyi saklanıyordu ki, arkadaşları onu bulamadan oyunu bırakmak zorunda kalıyorlardı.

“Bu haksızlık!” dedi sincap Toti bir gün. “Kimse seni bulamıyor!”

“Ben sadece yeteneğimi kullanıyorum,” dedi Roko, gururla gülerek.

Ama diğer hayvanlar üzülüyordu. Oyunun eğlencesi kalmamıştı. Tavşan Puki, kirpi Zizi, hatta kuş Zümra bile artık saklambaç oynamak istemiyordu.

Roko bunu görünce biraz duraksadı. “Ben sadece eğlenmek istemiştim…” dedi içinden.

Ertesi gün, Roko yine saklambaç oynamak için ormanın ortasına geldi. Ama kimse yoktu. Herkes başka oyunlara gitmişti.

“Galiba bu işi biraz abarttım,” diye düşündü.

O sırada ormanın derinliklerinden bir ses geldi. “Hey! Yardım edin!”

Roko hemen sese doğru koştu. Küçük bir tavşan, dalların arasında sıkışmıştı. Roko dikkatlice yaklaşarak dalları birer birer kenara itti ve tavşanı kurtardı.

“Teşekkür ederim! Çok korkmuştum!”

Roko gülümsedi. “Saklanmakta iyiyim, ama bazen yardımcı olmak daha önemli.”

O an aklına bir fikir geldi! Hemen ormandaki arkadaşlarını topladı.

“Arkadaşlar, yeni bir oyun icat ettim! Adı ‘Süper Saklambaç Görevi!’ Hem saklanacağız hem de birbirimize yardım edeceğiz.”

Tüm hayvanlar meraklandı. “Nasıl oynanıyor?”

“Birimiz saklanacak ama iz bırakacak. Diğerleri ipuçlarını takip ederek onu bulacak. Ama yol boyunca gizlenmiş küçük sürprizler, bilmece taşları ve mini görevler olacak. Birlikte çalışarak, hem eğleneceğiz hem de iş birliği yapacağız!”

Toti gözlerini parlattı. “Bu harika bir fikir!”

Ve oyun başladı. Roko bu kez kolay bir yere saklandı ama arkasında bir dizi yaprak izi bıraktı. Diğerleri ipuçlarını takip etti, bilmece taşlarını çözdü ve sonunda onu buldu.

“Hem eğlendik hem kazandık!” dedi Zizi.

O günden sonra Roko yalnızca bir saklambaç ustası değil, aynı zamanda en iyi oyun kurucusu oldu.

Ve artık oyunların sonunda hep birlikte şöyle diyorlardı:

“En iyi oyun, birlikte oynanandır!”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir