Fındıkçı Kirpi ile Sonbahar Panayırı
Uzak diyarlarda, sarı yaprakların halı gibi serildiği bir ormanda Kirpi Piko yaşardı. Piko’nun sırtı minik dikenlerle kaplıydı ama kalbi pamuk gibiydi. En […]
Uzak diyarlarda, sarı yaprakların halı gibi serildiği bir ormanda Kirpi Piko yaşardı. Piko’nun sırtı minik dikenlerle kaplıydı ama kalbi pamuk gibiydi. En […]
Ormanın en tatlı köşesinde, çiçeklerin dans ettiği, kuşların şarkı söylediği bir yerde minik bir tavşan yaşardı. Adı Totoydu. Toto’nun bembeyaz tüyleri, minik […]
Gökyüzünün en neşeli bulutlarından biri olan Nino, minik ve pofuduk bir buluttu. Diğer bulutlar gibi beyaz değildi. Nino’nun üstünde sanki gökkuşağı gizliydi. […]
Uzak diyarların en yüksek, en görkemli dağlarının eteğinde, minik bir köy vardı. Bu köyde, doğayla iç içe yaşayan genç dağcı Alper, her […]
Uzaklarda, altın sarısı kumsalları, melodik dalga sesleri ve sıcak güneş ışıklarıyla bezeli küçük bir sahil kasabası vardı. Bu kasaba, her gün denizin […]
Küçük Mert, her sabah erkenden uyanır, pencerenin önünde durup hafif esen sabah rüzgârını dinlerdi. Mahallesindeki eski meşe ağacının dallarından süzülen rüzgâr, sanki […]
Duruş odasında vakit geçirmeyi çok seviyormuş. Ama büyük bir sorun varmış, odasını hiç toplamıyormuş. Annesi ve babası ne derse desin odasını toplamaya […]
Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde kocaman bir orman varmış. Bu ormanın içinde de bir çok hayvan yaşarmış. […]
Bir varış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde ışıl ışıl parlayan, her yerden ışıklar saçılan, yaşayan herkesin mutlu olduğu bir […]
Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde Furkan adında bir çocuk varmış. Furkan, son günlerde annesinden, babasından ve televizyondan […]
