Küçük Kaplumbağa ve Su Masalı

Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, yeşil yaprakların arasında yavaş yavaş yürüyen Minnoş adında bir kaplumbağa varmış. Minnoş, diğer kaplumbağalar gibi hem suda hem karada yaşayamıyormuş. O sadece karada yaşıyormuş çünkü suya girmekten korkuyormuş. Arkadaşları gölette yüzüp eğlenirken Minnoş kıyıdan izlemekle yetinirmiş. Bazen bir cesaretle suya girmek için nehrin yanına gidermiş ama o cesareti hiç toplayamazmış.

Günlerden bir gün, Çayır Okulunda, kurbağa öğretmen tüm yavru hayvanları toplamış: “Bugün suyun sırrını öğreneceğiz. Çünkü su, yaşamın en değerli armağanıdır,” demiş. Bunu duyan hayvanlar çok sevinmiş ama Minmoş hiç sevinmemiş. Herkes gölete girmiş, yüzmeye başlamış. Minnoş geri durmuş. Tam o sırada bir uğur böceği gölete düşmüş, çırpınıyormuş. Minnoş’un kalbi küt küt atmış. Korkusu ile cesareti arasında kalmış. Sonunda derin bir nefes alıp kendini suya bırakmış. İlk anda paniklemiş ama kabuğunun onu yüzdürdüğünü fark etmiş. Ayaklarını yavaşça hareket ettirince gölette süzülmeye başlamış. Uğur böceğini kurtarmış ve kıyıya çıkarmış. Herkes Minnoş’u alkışlamış.

O gün Minnoş korkusunu yenmiş ve suyun aslında bir dost olduğunu öğrenmiş. Artık her gün gölette yüzüp keyif çıkarırmış. “Korkularımız bazen bizi engeller, ama kalbimizdeki iyilik onları yenebilir.” Dermiş. Masal da burada bitmiş.

Yazar: Ayşe Yiğit
Kaynak: https://uykumasallari.net/

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir