Minik Ayıcığın Balı Masalı

Sabah ormanda tatlı bir koku yayılmış. Minik Ayıcık uykusundan uyanmış, burnunu havaya kaldırmış. “Bal kokusu bu!” demiş heyecanla. Hemen sepetini alıp ormanın içine doğru yürümüş. Ağaçların arkasında kocaman bir bal kovanı bulmuş. Altın gibi parlayan bala bakarken kalbi sevinçle çarpmış. “Hepsi benim!” demiş ve kovandan biraz bal alıp sepetine doldurmuş.

Yolda giderken arkadaşı Tavşan’la karşılaşmış. Tavşan’ın karnı guruldamış, “Ne güzel kokuyor o?” diye sormuş. Ayıcık sepetini saklamış, “Hiçbir şey, sadece birazcık bal.” demiş. Tavşan üzülüp uzaklaşmış. Ayıcık yürümeye devam etmiş ama kalbinde bir şey ağırlaşmış. Ağaçlar sessizleşmiş, kuşlar ötmeyi bırakmış. Balın tadı birden eskisi kadar güzel gelmemiş. “Sanırım paylaşmak daha tatlıymış.” diye mırıldanmış kendi kendine.

Ayıcık hemen Tavşan’ı aramaya koşmuş. Onu çiçeklerin arasında otururken bulmuş. Sepetini uzatıp gülümsemiş. “Birlikte yer misin?” demiş. Tavşan’ın gözleri parlamış, “Tabii ki!” demiş sevinçle. İkisi oturmuş, balı birlikte yemişler. Bal o kadar lezzetliymiş ki ormandaki bütün kelebekler bile onlara katılmış. Gün batarken Ayıcık, “Gerçek tat, paylaşınca güzelleşirmiş.” demiş.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir