Ormanın yumuşacık çimenlerinde, minik, pofuduk bir tavşan yaşardı. Adı Pinaydı. En sevdiği şey ne miydi? Patikleri!
Evet, yanlış duymadın! Pina’nın rengârenk, yumuşacık bir çift patikleri vardı. Birini annesi örmüş, diğerini büyükannesi süslemişti. Ne zaman giyse, ayakları zıp zıp zıplardı.
Bir sabah Pina uyandığında, gözlerini ovuşturdu, gerindi ve yere atladığında… “Ah!” diye bağırdı.
“Bir patik yok! Kaybolmuş!”
Annesi koşarak geldi. “Belki yatağın altına kaçmıştır,” dedi.
Ama hayır, Pina her yere baktı: yastığın altına, dolabın içine, hatta havuç çantasının içine bile! Yoktu.
“Onsuz yürümem çok zor…” diye mırıldandı Pina. Gözleri yaşarmaya başlamıştı.
Annesi ona sarıldı. “Üzülme canım, birlikte arayalım.”
Ve işte böyle başladı Pina’nın Patik Macerası!
İlk önce sincap Lilo’ya gittiler.
“Lilo, dün oyun oynarken gördün mü benim patiklerimi?”
Lilo kafasını salladı. “Ben sadece cevizlerle oynuyordum. Ama patik gibi yumuşak bir şey dalın üstünde uçuyordu!”
Pina gözlerini kocaman açtı. “Belki rüzgârla uçmuştur!”
Bu ipucu onları ormanın diğer ucundaki gölete götürdü. Orada ördek Dede vardı.
“Dede, benim patiklerim buraya gelmiş olabilir mi?”
Ördek gülerek “Sabah bir şey suya düşmüştü ama hemen balıklar taşıyıp kıyıya bıraktı,” dedi.
Pina hemen koştu. Ama orada sadece bir yaprak vardı.
Tam umudunu yitirmek üzereyken karıncaların yolu dikkatini çekti. Küçük ayak izleri çimenler üzerinde belli belirsiz görünüyordu.
“Belki patik onların yoluna takılmıştır,” dedi annesi.
Pina dikkatlice izleri takip etti. Karınca yuvasının yakınında bir karınca lideriyle karşılaştı. Adı Nutoydu.
“Merhaba Pina,” dedi Nuto. “Sanırım bize ait olmayan yumuşak bir şey bulduk.”
Ve küçük bir taştan sandığın içinden, minik bir patik çıktı!
“İşte bu!” diye sevinçle zıpladı Pina.
Karıncalar açıklama yaptı: “Ormanda bulduk ama kime ait olduğunu bilmiyorduk. O kadar yumuşaktı ki yastık yapmıştık!”
Pina gülmeye başladı. “Pekâlâ, bazen patikler de maceraya çıkmak ister!”
Annesi karıncalara teşekkür etti. Pina patiğini giydi, iki ayağı da tekrar zıp zıp zıplamaya başladı.
O günden sonra Pina patiklerini her gece yastığının yanına koydu, ama bazen biri yine ortadan kayboldu. Çünkü karıncalar onu çok sevmişti. Pina da arada bir onlara patik ziyareti yapar oldu.
Ve böylece patikler hem ısındı hem de dostluk taşıdı…

