Kar Kraliçesi Masalı

Bir kış sabahı, pırıl pırıl kar taneleri gökten süzülüyordu. Küçük bir şehirde, Gerda adında neşeli bir kız çocuğu ile en yakın arkadaşı Kay birlikte oyun oynuyordu. Birlikte kar topları yapar, pencerelerindeki buz desenlerine bakıp şekiller hayal ederlerdi. Ama bir gün, kötü kalpli Kar Kraliçesi’nin büyüsü Kay’in kalbine küçük bir buz parçası düşürmüş. O andan sonra Kay, her şeye soğuk davranır olmuş. Bir sabah, Kar Kraliçesi’nin beyaz kızağını görmüş ve büyülenmiş gibi onun peşinden gitmiş. O günden sonra Kay’den haber alınamamış.

Gerda çok üzülmüş ama umudunu hiç kaybetmemiş. Küçük bir çantasına ekmek, sıcak bir şal ve sevgi dolu kalbini alarak Kay’i bulmak için yola çıkmış. Ormanlardan geçmiş, ırmaklardan atlamış, iyi kalpli insanlar ve hayvanlar ona yardım etmiş. Rüzgar bile fısıldamış: “Sevgi, buzları eritir.” Uzun bir yolculuğun sonunda, Kar Kraliçesi’nin parlayan buz sarayına ulaşmış. Kay orada donmuş bir gül gibi sessizce oturuyormuş. Gerda ellerini Kay’in kalbine koyup ağlamış. Gözyaşları kalbini ısıtmış, buz erimiş. Kay birden gülümsemiş: “Gerda, seni özledim!” demiş.

O anda saray sarsılmış, kar taneleri dans ederek göğe yükselmiş. Kar Kraliçesi’nin büyüsü yok olmuş. İki dost el ele tutuşup evlerine dönmüşler. Bahar gelmiş, çiçekler açmış. Gerda o gün anlamış ki gerçek sevgi, en soğuk kışları bile bahara çevirebilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir