Uyuyan Güzel Masalı

Bir zamanlar, uzak bir krallıkta güzel bir bebek dünyaya gelmiş. Kral ile kraliçe, yıllarca çocuk özlemi çektikten sonra sonunda kızlarına kavuşmuşlar. Küçük prensesin adını Aurora koymuşlar. Krallıktaki herkes sevinç içindeymiş; yedi iyi kalpli peri de hediyelerini vermek için saraya gelmiş. Her biri güzel dileklerde bulunmuş: neşe, zarafet, iyilik ve umut… Ancak davet edilmeyen kötü kalpli bir peri ortaya çıkmış. Kızın on altıncı doğum gününde parmağını bir iğneye batırıp uzun bir uykuya dalmasını dilemiş. Herkes korkmuş, kral saraydaki tüm iğneleri toplatmış.

Yıllar geçmiş, Aurora büyümüş, kuşlarla konuşan, çiçeklerle gülümseyen zarif bir genç kız olmuş. Bir gün kulede eski bir iğne bulmuş. Merakla dokunduğu anda gözleri kapanmış. Tüm saray sessizliğe bürünmüş; herkes, prensesle birlikte derin bir uykuya dalmış. Aradan yıllar geçmiş, saray dikenli bitkilerle çevrilmiş ama o dikenlerin ardında hâlâ umut ışığı yanıyormuş. Bir gün oradan geçmekte olan cesur bir prens, uyuyan sarayı bulmuş.

Prens, Aurora’nın yanına varıp kalbinden gelen sevgiyle elini tutmuş. O anda büyü bozulmuş, prenses gözlerini açmış, tüm saray yeniden canlanmış. Kuşlar ötüşmüş, çiçekler açmış, müzikler çalmış. Kral, kraliçe ve halk mutluluktan ağlamış. Aurora ve prens bir ömür boyu sevgiyle yaşamışlar. Çünkü herkes biliyordu: Gerçek sevgi, zamanı bile uyandıracak kadar güçlüdür.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir