Külkedisi Masalı

Gökten üç güzel yıldız parlıyordu o gece. O yıldızlardan biri, küçük bir kızın kalbinde umut ışığı gibi yanıyordu. Bu küçük kızın adı Ella idi. Babasını küçük yaşta kaybetmiş, üvey annesi ve iki kardeşiyle yaşıyordu. Her gün evi süpürüyor, odaları temizliyor, yemek yapıyor ama yine de kimse ondan memnun kalmıyordu. Yorgun olduğunda, mutfağın köşesinde duran küçük farelerle konuşur, “Bir gün ben de dans edeceğim,” derdi. Fareler de sanki onu anlıyormuş gibi başlarını sallardı.

Bir sabah köye büyük bir haber geldi: Sarayda büyük bir balo düzenlenecekti! Kral, oğluna uygun bir eş arıyordu. Üvey kardeşleri günlerce elbiselerini hazırladı, aynada dönüp durdular. Ella ise eski, yamalı elbisesine baktı ve içinden bir dilek diledi: “Keşke ben de gidebilsem.” Tam o anda odasına yumuşak bir ışık doldu. Göz kamaştırıcı bir peri belirdi. “İyilik kalbinden hiç eksilmedi, güzel çocuk,” dedi peri. Bir dokunuşla eski elbisesi parlayan mavi bir balo kıyafetine dönüştü, ayaklarında camdan pırıl pırıl ayakkabılar vardı. Peri, “Ama unutma,” dedi, “Gece yarısı her şey eski haline döner.”

Ella baloya gittiğinde herkesin gözü kamaştı. Prens onunla dans etti, gülümsedi. Saat on ikiye yaklaştığında Ella koşarak saraydan çıktı, bir cam ayakkabısı merdivenlerde kaldı. Ertesi gün prens o ayakkabıyla tüm köyü dolaştı. Ayakkabı sadece Ella’nın ayağına tam oldu. Böylece Ella sarayın en güzel gülüşlü prensesi oldu. Ama o asla kibirlenmedi. Her gün eski dostlarına, farelerine ve köydeki çocuklara yardım etti. Çünkü biliyordu, gerçek güzellik kalpteki iyiliktedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir